Alanya, tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Şehir, MÖ 2. yüzyılda Bergama Krallığı tarafından kurulmuş, ardından Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu gibi büyük medeniyetlerin izlerini taşımıştır. Alanya Kalesi, bu medeniyetlerin kalıntılarını gözler önüne serer.
Alanya Kalesi ve Kızıl Kule
Alanya’nın en dikkat çekici yapılarından biri olan Alanya Kalesi, 13. yüzyılda Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad tarafından inşa edilmiştir. Bu kale, denize bakan yüksek bir tepeye konumlanmış olup, Alanya’nın simgesi haline gelmiştir. Kaleye çıkarak, Alanya’nın muazzam panoramik manzarasına hayran kalabilirsiniz.
Kızıl Kule ise Alanya Limanı’na hakim bir noktada yer alır. Bu tarihi kule, Selçuklu dönemine ait olan ve deniz surlarıyla bağlantılı olan yapılarından bir diğeridir. Kızıl Kule, zamanında Alanya’nın savunmasına katkı sağlamış ve şu anda Alanya’nın en çok ziyaret edilen simgelerinden biridir.
Damlataş Mağarası
Damlataş Mağarası, Alanya’nın en ilginç doğal yapılarından birisidir. 1948 yılında keşfedilen bu mağara, sarkıt ve dikitleriyle dikkat çeker. Özellikle astım hastalarına iyi geldiği söylenen mağara, yıl boyunca birçok turistin ilgisini çeker. Alanya’nın en ünlü doğal güzelliklerinden biri olan Damlataş Mağarası, mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.
